ABD’de ile ekonomik faaliyette oldukça sert bir gerileme

ABD’de ba?layan küresel mali krizin yay?larak ilerleyen
yans?malar? (ticaret, sermaye piyasalar?, s?cak para ak???, merkez bankas?n?n
rezervlerindeki de?i?imler, mal menkul k?ymetler ya da ulusal paran?n
de?erindeki dalgalanmalar, faiz oranlar?ndaki de?i?meler) Türk ekonomisini de
etkisi alt?na alm??t?r. 2001 krizi sonras?nda al?nan mali disiplin politikalar?
ve tedbirleri sonucunda Türkiye ekonomisinin mali kesiminin küresel mali krize
kar?? koyma gücü artm??t?r. Fakat ekonominin reel kesimi krize kar?? ayn? gücü gösterememi?tir.
Türkiye ekonomisi de iç ve d?? talepte ya?anan problemlerden etkilenmi? ve üretim,
ihracat, i?sizlik gibi veriler bu nedenle olumsuz etkilenmi?tir. Özellikle
güven ortam?n?n bozulmas?yla ya?anan belirsizlikler, artan risk alg?s? ve kredi
olanaklar?ndaki daralmayla birlikte mali kriz ekonomik faaliyetlerde dü?ü?e
neden olmu?tur. Tüm dünya ülkelerinde oldu?u gibi kamu otoriteleri krizi en az hasarla
atlatabilmek için Türkiye’de de ilk olarak para politikas? (likidite destek
kredileri, likidite maliyetini dü?üren faiz indirimleri gibi) a??rl?kl? bir
seyir izlemi?tir. Ancak, uygulanan para politikas? tedbirleri yetersiz kal?nca
mali canlanmay? sa?layabilecek maliye politikas? tedbirlerinin al?nmas? elzem
olmu?tur. Bu durum sonucunda kamu otoritelerinin ya?anan krize kar?? devreye
koydu?u politikalar?n neredeyse tamam? maliye politikas? araçlar? olan kamu gelir
ve harcama politikalar?na dayanmaktad?r (Karakurt, 2010: 186).

 

Ya?anan küresel mali krizin yol açt??? belirsizlik
ortam?n?n küresel ölçekte s?k?la?an finansal ko?ullar?n yan? s?ra yat?r?m ve
tüketim harcamalar?n?n da azalmas?na neden olmu? ve artan tasarruf e?iliminin
de etkisiyle iç talepte sert bir daralmaya yol açm??t?r. Küresel ekonomide
artan bu sorunlarla birlikte, Türkiye’de GSY?H büyüme oranlar? 2008 y?l?n?n
ikinci çeyre?inden itibaren belirgin bir ?ekilde yava?lama e?ilimine girmi?tir.
2008 y?l?n?n son çeyre?inde -%6,2 ve 2009 y?l?n?n ilk çeyre?inde ise -%13,8 ile
ekonomik faaliyette oldukça sert bir gerileme ya?anm??t?r.

We Will Write a Custom Essay Specifically
For You For Only $13.90/page!


order now

 

2008 y?l?n?n son çeyre?i ve sonras?ndaki iktisadi
faaliyetlerdeki daralman?n temel sebebinin ihracata dayal? üretim yapan sanayi
sektöründe meydana gelen küçülme oldu?u söylenebilir. Bu durumun tar?m d??? istihdamdaki
bozulmay? h?zland?rd???, i? gücüne kat?l?m oran?ndaki belirgin art???n da
etkisiyle issizlik oranlar?nda tarihi bir yükselisin ya?anmas?na neden
olmu?tur. Özellikle 2008 y?l?n?n üçüncü ve dördüncü çeyre?i ile 2009 y?l?n?n
birinci çeyre?inde iktisadi faaliyetlerdeki yava?laman?n derinle?mesiyle
birlikte i?gücü piyasas?na ili?kin olumsuz çizginin bir önceki döneme göre
kötüle?erek devam ederek issizlik oranlar?nda sert art??lar ya?anm??t?r. Toplam
issizlik oran? ilk çeyrekte y?ll?k yüzde 4,2 puan yükselerek yüzde 16,1
oran?nda gerçekle?mi?tir. ??sizlik oran?nda meydana gelen art?s?n 1,8 puan?
istihdamdaki gerileme, 2,4 puan? ise i?gücüne kat?l?m oran?ndaki art??tan
kaynaklanm??t?r.

 

Geli?mi? ülkelerdeki piyasalarda ortaya ç?kan küresel
finansal kriz, 2008 y?l?n?n son çeyre?inden itibaren derinle?erek küresel
finans sisteminin tamam?n? etkisi alt?na alm?? ve dolay?s?yla geli?mekte olan
ülkelerin risk primlerinde yüksek oranda art??lar gözlenmi?tir. Genel olarak
bak?ld???nda, risk primlerindeki bu bozulman?n, dü?ük kredi notuna sahip
ülkelerde daha belirgin oldu?u görülmektedir. Türkiye aç?s?ndan bak?ld???nda
ise bunun tam tersi bir durumun söz konusu oldu?unu söylemek mümkündür. Bu
dönemde, kredi notu en dü?ük geli?mekte olan ülkeler aras?nda yer almas?na
ra?men Türkiye’nin risk primindeki bozulma s?n?rl? olmu?tur. Bu dönemde di?er geli?mekte
olan pek çok ülkeden farkl? olarak Türkiye’de hane halk?n?n döviz borçlulu?unun
dü?ük seviyede olmas?, sa?lam bir finansal yap? ve buna ba?l? olarak küresel
kriz sürecinde risk primindeki bozulman?n görece s?n?rl? kalmas? Merkez
Bankas?n?n da yüksek oranda faiz indirimlerine gidebilmesine olanak tan?m??t?r.
TCMB, bu süreçte, geli?mekte olan ve enflasyon hedeflemesi uygulayan ülkeler
aras?nda politika faizlerini en fazla dü?üren merkez bankas? olmu?tur. K?saca,
toplam talepteki sert yava?lama bir taraftan politika faizlerinde öngörülenden
daha h?zl? bir indirim yap?lmas?n? gerektirmi?, di?er taraftan da orta vadeli
enflasyon öngörülerde a?a?? yönlü güncellemeyi beraberinde getirmi?tir. Bu
ba?lamda, 2008 y?l? Kas?m ay?ndan 2009 y?l? A?ustos ay?na kadar ki süreçte
politika faiz oranlar? toplam 900 baz puan indirilmi?tir. Faiz oranlar? Kas?m
2008’deki yüzde 16,25 düzeyinden A?ustos 2009’a gelindi?inde yüzde 7,75
düzeyine indirilmi?tir.

 

2008 y?l?n?n sonunda ve 2009 y?l?n?n ilk çeyre?inde
ekonomik durgunlu?un küresel ölçekte yayg?nl?k kazanmas? ve uluslararas? emtia fiyatlar?nda
ortaya ç?kan gerilemelerin küresel enflasyonda belirgin bir dü?ü?e neden oldu?u
görülmektedir. Bu süreçte, geli?mi? ülkelerin tüketici fiyat enflasyonundaki
dü?ü? e?ilimi daha belirgin olurken geli?mekte olan ülkelerin enflasyon
oranlar?nda da h?zl? bir gerileme süreci ya?anm??t?r. 2007 y?l?nda tüketici
fiyat endeksi (TÜFE) yüzde 8,4 iken 2008 y?l? sonunda yüzde 10,1’e yükselmi? ve
y?lsonu hedefi etraf?nda olu?turulan belirsizlik aral???n?n üst s?n?r? üzerinde
kalm??t?r. 2009 y?l?n?n ikinci çeyre?inde ise TÜFE art?? oran? yüzde 0.77 olmu?
ve ilk çeyre?e k?yasla 2.16 puan azalarak y?ll?k bazda yüzde 5.73 seviyesine
gerilemi?tir.  Enflasyon oranlar?nda,
beklenenden daha sert bir dü?ü? ya?anmas?nda talep ko?ullar?ndaki h?zl?
daralman?n yan? s?ra emtia fiyatlar?nda gözlenen gerilemeler ve mali tedbirler
kapsam?nda yap?lan geçici vergi indirimleri de etkili olmu?tur.

 

Küresel finans krizinin ç?kt??? günden bu güne kadar ki
ya?anan süreçte, küresel risk alg?lamalar?nda gözlenen iyile?me, geli?mekte
olan ülke para birimlerinin de?er kazanmas?n? sa?lam??t?r. Bu dönemde Türk
Liras?n?n de?er de?i?imleri bak?m?ndan di?er geli?mekte olan ülkelerin para birimleriyle
aras?nda belirgin bir ayr??ma olmad??? gözlenmektedir. Küresel risk i?tah?na en
duyarl? ve tarihsel aç?dan oynakl??? en yüksek para birimlerinden olan Türk
Liras?n?n oynakl???ndaki göreli dü?üklü?ün 2009 y?l?n?n ikinci çeyre?inde de
devam etmi?tir. Di?er taraftan, ya?anan tüm kriz süresince oldu?u gibi, 2009
y?l?n?n ikinci çeyre?inde de politika faizlerinde daha yüksek miktarlarda
indirime giden geli?mekte olan ülkelerin para birimlerinin performanslar?n?n
daha olumlu oldu?u gözlenmi?tir.

 

Ya?anan küresel ekonomik geli?melerin bir sonucu olarak iç ve d?? talepte
meydana gelen sert daralman?n d?? finansman ko?ullar?n? da s?k?la?t?rd??? ve
firmalar?m?z?n bilançolar?n?n da bundan etkilendi?i görülmektedir. Ülkemizde
küçük ve orta ölçekli firmalar?n borçlar?n?n genel olarak a??rl???n?n Türk
Liras? cinsinden olmas?n?n kur riskini s?n?rlad??? söylenebilir. ?irket
bilançolar? verilerine göre küçük ve orta ölçekli firmalar?n yüzde 75’inin
yabanc? para cinsinden borcu bulunmamaktad?r. Yabanc? para cinsinden borçlar
daha çok büyük ölçekli ve ihracata yönelik üretim yapan firmalarda
yo?unla?maktad?r. 2007 y?l?n?n sonunda 61 milyar ABD Dolar? düzeyinde
firmalar?n bulunan aç?k pozisyonu, 2008 y?l? üçüncü çeyre?inde 85 milyar ABD
Dolar? düzeyine yükselmi? y?l?n son çeyre?inde ise 78 milyar ABD Dolar?
seviyesine getirilmi?tir

x

Hi!
I'm Gerard!

Would you like to get a custom essay? How about receiving a customized one?

Check it out